Çocuk Ergen Psikiyatristi
Menü
Ana sayfa › Hizmetlerimiz › Sosyal Kaygı

Sosyal kaygı

Sınıfta parmak kaldıramayan, kantinden bir şey almaya çekinen, doğum günü davetlerini sürekli geri çeviren ya da telefon çaldığında odasına kaçan bir genç, sosyal kaygıyla mücadele ediyor olabilir. Bu sayfada, sosyal kaygı hakkında ebeveynlerin en çok merak ettiği soruları bir çocuk ergen psikiyatristinin bakışıyla yanıtlıyoruz.

Başkalarınca yargılanma korkusu ön plandadır
Kaçınma ve güvenlik davranışları kaygıyı korur
Terapiyle büyük çoğunlukta belirgin düzelme sağlanır

Utangaçlık mı, sosyal kaygı mı?

Pek çok çocuk doğası gereği utangaçtır; yeni insanlarla tanışırken çekingen davranır ama bir süre sonra rahatlar. Sosyal kaygıda ise korku tanıdık ortamlarda da sürer ve giderek genişler. Bir ergen düşünün: Sınıfta öğretmen ona soru soracak diye derse girmekten korkuyor, teneffüste koridorda yürürken herkesin ona baktığını düşünüyor, kantinde sıraya girmek yerine aç kalmayı tercih ediyor. Bu durum gencin isteklerini değil, korkularını yansıtır. Kendisi de çoğu zaman arkadaş edinmek, etkinliklere katılmak ister; ama yoğun kaygı buna izin vermez.

Hangi işaretler önemlidir?

Psikiyatrist nasıl değerlendirir?

İlk görüşmede psikiyatrist hem ebeveynlerle hem de gençle görüşür. Gençle ailesinden ayrı konuşmak özellikle önemlidir; çünkü sosyal kaygılı bir genç, ebeveynlerinin yanında kendini daha da kısıtlı hissedebilir. Psikiyatrist, gencin hangi durumlardan korktuğunu, bu korkunun ne zamandır sürdüğünü ve hayatını ne kadar etkilediğini anlamaya çalışır. Sosyal kaygıya sık eşlik eden depresyon ve diğer kaygı bozuklukları, ayrıca otizm spektrumu özellikleri de değerlendirilir. Yaşa uygun ölçekler, kaygının şiddetini belirlemeye yardım eder.

Terapide neler yapılır?

Sosyal kaygının tedavisinde en etkili yöntem bilişsel davranışçı terapi dir. Terapide genellikle şu adımlar izlenir:

AşamaNe yapılır?
TanımaKaygının bedende, düşüncede ve davranışta nasıl göründüğü anlatılır
Düşünce çalışması“Herkes bana gülecek” gibi düşünceler kanıtlarıyla birlikte incelenir
Güvenlik davranışlarıGöz temasından kaçınma, ezberleme gibi alışkanlıklar fark edilir
Basamaklı yüzleşmeKorkulan durumlar kolaydan zora sıralanır ve adım adım denenir
Davranış deneyleriGencin tahminleri gerçek yaşamda küçük deneylerle sınanır
PekiştirmeKazanımları korumak için bir plan yapılır

Örneğin bir gencin ilk basamağı kantinde bir su almak, ikinci basamağı sınıfta önceden hazırladığı tek bir soruyu sormak, ilerleyen basamakları ise bir arkadaşını sinemaya davet etmek olabilir. Genç her adımda, korktuğu kadar kötü bir şey olmadığını ve kaygının zamanla azaldığını kendi deneyimiyle öğrenir.

Ebeveyn olarak nasıl destek olabilirim?

Yardımcı olan:

Farkında olmadan kaygıyı besleyen:

Okulda nelere dikkat edilmeli?

Öğretmenlerin gencin sosyal kaygısından haberdar olması, yanlış yorumlanmasını önler. Sessiz kalan, soru sormayan bir öğrenci ilgisiz ya da hazırlıksız sanılabilir. Öğretmenle iş birliği yapılarak sözlü katılımın önceden haber verilmesi, sunumların önce küçük gruplarda yapılması ve gencin sınıfta alay konusu olmasına karşı net bir tutum alınması sağlanabilir. Ancak sözlü etkinliklerden tamamen muaf tutmak uzun vadede kaygıyı artırabilir; hedef kademeli katılımdır.

Seçici konuşmazlık nedir?

Küçük yaşlarda sosyal kaygı, seçici konuşmazlık biçiminde görülebilir. Bu çocuklar evde rahatça konuşur, ama okulda ya da yabancıların yanında konuşamaz. Bu, çocuğun inatçılığı değil, yoğun kaygının bir sonucudur. Tedavide çocuğa baskı yapılmaz; konuşma alanı, güvendiği kişilerle başlayan küçük adımlarla genişletilir. Öğretmenle iş birliği bu süreçte çok önemlidir.

İlaç gerekir mi?

Hafif ve orta düzeyde sosyal kaygıda terapi genellikle yeterlidir. Ağır sosyal kaygıda, gencin terapiye katılmasını bile engelleyecek düzeyde bir korku olduğunda ya da eşlik eden depresyon varsa, psikiyatrist terapiye ek olarak ilaç tedavisini önerebilir. Ayrıntılar için ilaç tedavisi sayfamıza bakabilirsiniz.

Sosyal kaygının ileride yol açabileceği sorunlar nelerdir?

Tedavi edilmeyen sosyal kaygı, gencin eğitim ve meslek seçimlerini kısıtlayabilir; örneğin sunum gerektiren bölümlerden ya da iş yaşamında insanlarla etkileşim gerektiren alanlardan uzak durmasına yol açabilir. Yalnızlık ve dışlanma duygusu, ergenlikte depresyon riskini artırır. Bazı gençler sosyal ortamlarda rahatlamak için alkol ya da maddeye başvurabilir. Bu nedenle sosyal kaygının erken dönemde tanınması ve tedavi edilmesi, gencin gelecekteki seçeneklerini korur.

Sınav ve sunum kaygısı da sosyal kaygı mı?

Kimi zaman evet. Bazı gençlerin korkusu yalnızca performans gerektiren durumlarla sınırlıdır: sınıf önünde sunum yapmak, sözlü sınava girmek, bir müzik dinletisinde sahneye çıkmak ya da spor müsabakasında izleyiciler önünde oynamak. Bu gençler gündelik sosyal ilişkilerde oldukça rahat olabilir. Performans kaygısında da temel korku başkaları tarafından olumsuz değerlendirilmektir ve tedavi ilkeleri benzerdir: Kaygılı düşünceleri sorgulamak, bedensel tepkileri yönetmeyi öğrenmek ve performans durumlarına kademeli olarak hazırlanmak. Sunumların önce aynanın karşısında, sonra aile önünde, ardından küçük bir arkadaş grubunda prova edilmesi, sınıf önündeki sunuma giden yolu kolaylaştırır.

Akran zorbalığı sosyal kaygıyla ilişkili mi?

Evet, iki yönlü bir ilişki vardır. Alay edilmek ya da dışlanmak çocuğun sosyal ortamlardan korkmasına yol açabilir; sosyal kaygılı, sessiz ve gruplardan uzak duran bir çocuk da zorbalığa daha açık hâle gelebilir. Bu nedenle psikiyatrist, değerlendirme sırasında gencin okulda ve internette zorbalığa uğrayıp uğramadığını mutlaka sorar. Zorbalık varsa önce okulla iş birliği içinde gencin güvenliği sağlanır.

Sosyal kaygılı genç arkadaş edinebilir mi?

Elbette. Ortak ilgi alanlarına dayalı küçük gruplar, örneğin bir resim atölyesi, bir kodlama kulübü ya da bir gönüllülük etkinliği, sosyal kaygılı gençlerin daha az baskı hissederek ilişki kurmasını kolaylaştırır. Bu tür etkinliklerde konuşmanın odağı gencin kendisi değil, ortak etkinlik olduğu için kaygı daha yönetilebilir olur.

Psikiyatristle süreç nasıl ilerler?

1

Dinleme

Gençle ve aileyle ayrı ayrı görüşülür

2

Haritalama

Korkulan durumlar ve kaçınmalar sıralanır

3

Terapi

Basamaklı yüzleşme ve düşünce çalışması

4

Genişleme

Okul ve sosyal yaşamda adımlar artırılır

Kısa sorular

Sosyal kaygı genetik midir?

Ailesel yatkınlık vardır; ancak yaşantılar ve öğrenme de önemli rol oynar.

Online terapi sosyal kaygıda etkili mi?

Başlangıçta gencin terapiye katılımını kolaylaştırabilir; ancak gerçek yaşamda yüzleşme adımları her durumda gereklidir.

Sosyal medya sosyal kaygıyı artırır mı?

Sürekli kıyaslama ve olumsuz yorumlar kaygıyı besleyebilir; dengeli kullanım konusunda gençle konuşmak yararlıdır.

Gencim terapiste gitmek istemiyor, ne yapabilirim?

İlk görüşmeye ebeveynler tek başına gidebilir; psikiyatrist gençle nasıl konuşulacağı konusunda yol gösterir.

Tedavi ne kadar sürer?

Pek çok gençte 12 ile 16 seans arasında belirgin düzelme görülür.

Sosyal kaygısı olan çocuk lider olabilir mi?

Kaygı tedavi edildikçe pek çok genç, ilgi duyduğu alanlarda sorumluluk almaktan ve öne çıkmaktan keyif almaya başlar. Kaygı bir kişilik sınırı değildir.

Kardeşim çok sosyal, ben neden böyleyim diyor; ne cevap vermeliyim?

Her insanın mizacının farklı olduğunu, kaygının ise öğrenilen becerilerle azaltılabildiğini anlatmak, gencin kendini suçlamasını azaltır.

Tatillerde sosyal kaygı azalıyor, okul açılınca artıyor; bu olağan mı?

Evet. Okul, değerlendirilme korkusunun en yoğun yaşandığı ortamdır. Tatil dönemleri, okul açılmadan önce küçük sosyal adımlarla hazırlık yapmak için iyi bir fırsattır.

Çocuğunuz için ilk adım

Randevu öncesi kontrol listesi ve iletişim bilgileri iletişim sayfamızda.

İletişim sayfası
Bu sayfa bilgilendirme amaçlıdır; çocuğunuz için tanı ve tedavi kararı bir çocuk ergen psikiyatristiyle birlikte verilmelidir. Acil durumda 112'yi arayın.

Tanı ve Tedavi başlığındaki diğer sayfalar

Anksiyete BozukluklarıDepresyon TedavisiDEHBNörogelişimsel BozuklukOKBOtizmOtizm Spektrum BozukluğuTik BozukluğuTravma Sonrası Stres