Ellerini kızarana kadar yıkayan, yatmadan önce odasındaki eşyaları defalarca hizalayan ya da “Ya annemin başına bir şey gelirse?” diye sürekli soran bir çocuk, OKB ile mücadele ediyor olabilir. Bu sayfada ebeveynlerin OKB hakkında bir çocuk ergen psikiyatristine en sık sorduğu soruları yanıtlıyoruz.
Küçük çocukların ritüelleri gelişimin olağan bir parçasıdır. İki ile altı yaş arasındaki pek çok çocuk yatmadan önce aynı masalı dinlemek, yemeğini belirli bir tabakta yemek ya da oyuncaklarını belirli bir sırayla dizmek ister. Bu ritüeller çocuğa güven verir ve yaşla birlikte azalır.
OKB'de ise durum farklıdır:
Çocuklar ve ergenler takıntılarını çoğu zaman utanç ya da korkuyla saklar. Bazı düşünceler, örneğin sevdiği birine zarar vermekle ya da dinî konularla ilgili istenmeyen düşünceler, çocuğu dehşete düşürür; bunları yüksek sesle söylemenin onları gerçek yapacağından korkar. Bazı çocuklar ise “deli olduğunu” düşünür. Bu nedenle ebeveynler, uzun süren banyolar, sabah hazırlıklarının uzaması, ödevlerin bitmemesi, belirli kıyafetleri ya da eşyaları kullanmaktan kaçınma gibi dolaylı işaretlere dikkat etmelidir. Çocuğa yargılamadan, “Bazen insanın aklına istemediği düşünceler gelebilir ve bu çok sık görülür” diyerek konuşma fırsatı açmak, paylaşımı kolaylaştırır.
“Ellerim temiz mi?”, “Kapıyı kilitledin mi?”, “Hasta olmayacağım, değil mi?” Bu soruların her biri, OKB'nin bir ritüelidir. Ebeveyn güvence verdikçe çocuk kısa süre rahatlar; ama bir süre sonra aynı soru yeniden gelir ve her seferinde daha fazla güvence gerekir. Güvence vermeyi bir anda kesmek ise çocukta yoğun sıkıntıya ve çatışmaya yol açabilir.
Psikiyatrist ve terapistle birlikte kademeli bir plan yapılır. Örneğin ilk aşamada soruya yalnızca bir kez yanıt verilir; ardından “Bu soruyu OKB soruyor, sen bu sorunun cevabını biliyorsun” denebilir. Daha sonra güvence için bekleme süresi uzatılır. Bu süreçte çocuğun sıkıntısı anlayışla karşılanır, ama ritüele katılım adım adım azaltılır.
Bu yöntem, çocuk ve ergenlerde OKB tedavisinin temelidir ve bilişsel davranışçı terapi içinde uygulanır. Mikrop bulaşma korkusu olan ve okuldan dönünce yarım saat el yıkayan dokuz yaşındaki bir çocuğu düşünelim. Terapist ve çocuk birlikte bir “cesaret merdiveni” hazırlar:
| Basamak | Görev |
|---|---|
| 1 | El yıkama süresini bir dakika kısaltmak |
| 2 | Okul çantasına dokunduktan sonra beş dakika beklemek |
| 3 | Kapı koluna dokunup ellerini yıkamadan atıştırmalık yemek |
| 4 | Okuldan dönünce ellerini yalnızca bir kez, olağan sürede yıkamak |
| 5 | Parktaki salıncağa dokunduktan sonra eve kadar ellerini yıkamamak |
Çocuk her basamakta, ritüelini yapmadan sıkıntının yükselip kendiliğinden azaldığını deneyimler. Bir basamakta rahatladıktan sonra bir sonrakine geçilir. Ebeveynler bu çalışmaları evde de destekler.
Hafif ve orta düzeyde OKB'de tedavi genellikle terapiyle başlar. Belirtiler ağırsa, çocuk sıkıntısı nedeniyle terapiye katılamıyorsa ya da terapiye rağmen yeterli düzelme olmadıysa terapiye ilaç eklenir. OKB'de kullanılan ilaçların etkisi birkaç hafta içinde başlar, tam etki ise daha uzun sürede ortaya çıkar. Psikiyatrist, ilacın yararlarını, olası yan etkilerini ve izlem planını aileyle ayrıntılı olarak paylaşır. Ayrıntılar için ilaç tedavisi sayfamıza bakabilirsiniz. Tedavinin ilerleyişi, Yale-Brown ölçeğinin çocuk sürümüyle düzenli olarak ölçülür.
OKB bütün evin düzenini etkileyebilir. Kardeşler banyoyu kullanmakta zorlanabilir, belirli eşyalara dokunmaları yasaklanabilir, aile gezileri ritüeller yüzünden iptal edilebilir. Kardeşlerde öfke, kıskançlık ya da suçluluk duyguları görülebilir. Kardeşlere yaşlarına uygun bir dille OKB'nin ne olduğunu anlatmak, ailenin günlük yaşamını mümkün olduğunca olağan düzeninde sürdürmek ve her çocukla ayrı ayrı vakit geçirmek dengeyi korur. Gerektiğinde aile terapisi görüşmeleri planlanabilir.
Okulda OKB, öğretmenler tarafından çoğu zaman başka sorunlar sanılır. Defterine yazdığını tekrar tekrar silen, sınavda aynı soruyu defalarca okuyup bitiremeyen, okul tuvaletini kullanamayan, arkadaşlarının kalemine dokunmak istemeyen ya da her şeyi “tam” yapmaya çalışırken geride kalan bir öğrenci, OKB ile mücadele ediyor olabilir. Ailenin onayıyla öğretmene bilgi verilmesi, çocuğun yanlış anlaşılmasını önler. Sınavlarda ek süre gibi geçici düzenlemeler konuşulabilir; ancak bu düzenlemelerin tedavi hedefleriyle uyumlu olması için psikiyatristle birlikte planlanması gerekir.
Evet. OKB'si olan çocukların bir kısmında tikler de bulunur ya da geçmişte bulunmuştur. Tiklerle birlikte görülen OKB'de dokunma, simetri ve “tam oldu” hissi gibi temalar daha sık görülür. Tiklerin varlığı tedavi planını etkileyebilir; bu nedenle değerlendirmede ayrıca sorgulanır. Ayrıntılar için tik bozuklukları sayfamıza bakabilirsiniz.
Evet, sık görülür. OKB'si olan çocukların bir kısmında ayrılık kaygısı, yaygın kaygı ya da sosyal kaygı da bulunur. Ergenlerde depresyon da eşlik edebilir; çünkü saatler süren ritüeller ve kaybedilen fırsatlar gencin ruh hâlini olumsuz etkiler. Bu durumların her biri tedavi planında ayrıca ele alınır. Örneğin ağır bir depresyon varsa, maruz bırakma çalışmalarına başlamadan önce gencin enerjisinin ve umudunun bir ölçüde toparlanması beklenebilir. Kaygı bozuklukları ve depresyon sayfalarımızda bu konuları ayrıntılı olarak anlatıyoruz.
Mükemmeliyetçi bir çocuk işini iyi yapmak ister; ödevini özenle hazırlar, hata yaptığında üzülür, ama bir süre sonra işi bitirip başka bir şeye geçebilir. OKB'de ise çocuk “tam olmadı” hissinden kurtulamaz; harfleri defalarca silip yeniden yazar, aynı satırı tekrar tekrar okur ve bu döngü saatler alabilir. Mükemmeliyetçilikte amaç başarıdır, OKB'de ise amaç dayanılmaz bir huzursuzluktan kurtulmaktır. Bazı çocuklarda ikisi bir arada da görülebilir; değerlendirme bu ayrımı yapmaya yardım eder.
Takıntılar, ritüeller ve aile katılımı ayrıntılı konuşulur
Yale-Brown ölçeğinin çocuk sürümüyle şiddet belirlenir
Basamaklı maruz bırakma, ebeveyn katılımıyla yürütülür
Kazanımlar korunur, gerekirse ilaç eklenir
Çoğunlukla okul çağında ya da ergenlikte başlar; daha küçük yaşlarda da görülebilir.
Hayır. Zarar vermeyle ilgili takıntılar çocuğa büyük sıkıntı verir; bu düşünceler davranışa dönüşmez.
Ailesel yatkınlık vardır; ailede OKB ya da tik bulunan çocuklarda daha sık görülür.
Stresli dönemlerde hafifçe geri gelebilir. Terapide öğrenilen beceriler yeniden uygulanarak bu dönemler kısa sürede atlatılır.
Özellikle ergenlerde görüntülü terapi etkili olabilir; ev ortamındaki ritüellerle çalışma imkânı da sunar.
Pek çok çocuk okulda belirtilerini bastırmak için büyük çaba harcar ve eve geldiğinde bu birikmiş gerginlik ritüellere dönüşür. Bu durum, evde kötü bir şey yapıldığı anlamına gelmez; tedavi planında ayrıca ele alınır.
Randevu öncesi kontrol listesi ve iletişim bilgileri iletişim sayfamızda.