Gencinizin odasından çıkmaması, notlarının düşmesi ya da her şeye öfkelenmesi sizi endişelendiriyorsa yalnız değilsiniz. Depresyon çocukluk ve ergenlikte sanıldığından sık görülür ve çoğu zaman yetişkinlerdekinden farklı bir yüzle ortaya çıkar. Bu sayfada ebeveynlerin bir çocuk ergen psikiyatristine en sık sorduğu soruları yanıtlıyoruz.
Her çocuk zaman zaman üzülür; sevdiği bir arkadaşı başka okula gittiğinde, kötü bir not aldığında ya da bir oyunu kaybettiğinde. Bu üzüntü genellikle birkaç gün içinde hafifler ve çocuk yeniden oyununa, arkadaşlarına döner. Depresyonda ise çökkünlük ya da huzursuzluk en az iki hafta boyunca, günün büyük bölümünde sürer ve çocuğun yaşamının birçok alanına yayılır.
Bir çocuk ergen psikiyatristinin dikkat ettiği başlıca işaretler şunlardır:
Evet. Çocukluk ve ergenlikte depresyon, üzüntüden çok sinirlilik ve öfke ile kendini gösterebilir. Gencin en küçük bir uyarıya kapıları çarparak tepki vermesi, kardeşleriyle sürekli tartışması, ödev ya da yemek gibi sıradan konuların kavgaya dönüşmesi aileler tarafından çoğu zaman “ergenlik inadı” olarak yorumlanır. Ancak bu öfkeye keyif kaybı, uyku değişiklikleri ve içe kapanma eşlik ediyorsa, depresyon olasılığı mutlaka değerlendirilmelidir. Öfkenin altındaki duyguyu görmek, gençle kurulan ilişkiyi de değiştirir: Ceza ve tartışma yerine anlayış ve destek ön plana çıkar.
Bazı durumlar randevu beklenmeden ele alınmalıdır:
Bu durumlarda 112'yi arayın ya da en yakın acil servise başvurun. Ölüm düşüncelerini gencinize sakin bir dille doğrudan sormak, bu düşünceyi onun aklına sokmaz; aksine, duygularını paylaşabileceği güvenli bir alan açar.
İlk görüşmede psikiyatrist önce güvenliği değerlendirir, ardından bütün resmi görmeye çalışır. Ebeveynlerle çocuğun gelişim öyküsü, ailedeki ruhsal hastalıklar, son dönemde yaşanan değişiklikler ve okul durumu konuşulur. Gençle ise ailesi olmadan görüşülür; burada konuşulanların, güvenliği tehdit eden durumlar dışında gizli kalacağı açıkça belirtilir. Gerektiğinde yaşa uygun depresyon ölçekleri kullanılır ve tiroit, demir eksikliği gibi bedensel nedenler için tahliller istenir. Kaygı, dikkat eksikliği, yeme sorunları ve madde kullanımı gibi depresyona eşlik edebilecek durumlar da sorgulanır.
| Depresyonun şiddeti | Genellikle önerilen |
|---|---|
| Hafif | Destekleyici görüşmeler, uyku ve etkinlik düzeninin yeniden kurulması, izlem |
| Orta | Psikoterapi; gerekirse ilaç eklenir |
| Ağır | Psikoterapi ve ilaç birlikte; yakın izlem |
| Kendine zarar verme riski yüksek | Güvenlik planı, sık kontrol, gerekirse yatarak tedavi |
Ergenlerde en sık kullanılan psikoterapi yöntemi bilişsel davranışçı terapi dir. Genç, ruh hâlinin düşünceleri ve davranışlarıyla nasıl bağlantılı olduğunu keşfeder, kendine yönelik acımasız yorumları sorgulamayı ve küçük ama keyif verici etkinlikleri yeniden yaşamına katmayı öğrenir. Ailenin sürece katılması, özellikle evdeki çatışmaların yoğun olduğu durumlarda iyileşmeyi hızlandırır.
İlaç önerildiğinde psikiyatrist, ilacın etkisinin genellikle birkaç hafta içinde ortaya çıkacağını, ilk haftalarda nelere dikkat edilmesi gerektiğini ve kontrollerin hangi sıklıkla yapılacağını ayrıntılı olarak anlatır. Ayrıntılar için ilaç tedavisi sayfamıza bakabilirsiniz.
Depresyondaki bir genç sabahları yataktan kalkmakta zorlanabilir ve okula gitmek istemeyebilir. Uzun süre evde kalmak ise gencin yalnızlığını ve geride kalma duygusunu artırır. Psikiyatrist, aile ve okul birlikte gerçekçi bir plan yapar: Bazen kısa bir süre için daha hafif bir ders programı, bazen ödev ve sınavlarda esneklik, bazen de okulda güvenilir bir yetişkinle günlük kısa görüşmeler bu planın parçası olur. Amaç, gencin okulla bağının kopmamasıdır.
Yardımcı olan yaklaşımlar:
Kaçınılması gerekenler:
Ebeveynlerin kendi yorgunluklarını ve kaygılarını da paylaşabilecekleri bir destek bulması önemlidir. Bu konuda ebeveyn danışmanlığı görüşmeleri planlanabilir.
Depresyondaki gençlerin önemli bir kısmı geceleri uyuyamaz, sabahları kalkamaz. Bu döngüyü kırmak için önce kalkış saati sabitlenir; yatış saati zamanla kendiliğinden öne çekilir. Sabah gün ışığına çıkmak, öğle saatlerinden sonra kafeinli içeceklerden kaçınmak, gündüz uykularını kısa tutmak ve telefonun yatak odasının dışında şarj edilmesi işe yarayan adımlardır. Uyku düzeldikçe enerji, dikkat ve ruh hâli de toparlanmaya başlar.
Depresyondaki bir gencin kardeşleri, evdeki gerginliği ve ebeveynlerin kaygısını hisseder. Bazıları kendi ihtiyaçlarını geri plana atar, bazıları ise ilgisizlik ya da kıskançlıkla tepki verir. Kardeşlere yaşlarına uygun bir dille ağabeylerinin ya da ablalarının bir hastalık yaşadığını, bunun kimsenin suçu olmadığını ve iyileşeceğini anlatmak gerekir. Her çocukla ayrı ayrı zaman geçirmek, aile içindeki dengeyi korur.
Belirtiler düzeldikten sonra da bir süre dikkatli olmak gerekir; çünkü çocukluk ve ergenlikte yaşanan depresyon ilerleyen yıllarda tekrarlayabilir. Uyku düzeninin bozulması, sevilen etkinliklerin yeniden bırakılması, artan içe kapanma ya da sinirlilik gibi erken uyarı işaretleri aileyle birlikte belirlenir. Bu işaretler fark edildiğinde, belirtiler ağırlaşmadan psikiyatriste başvurmak, yeni bir dönemin daha hafif atlatılmasını sağlar. İlaç kullanılıyorsa, bırakma kararı mutlaka psikiyatristle birlikte verilir ve doz kademeli olarak azaltılır.
Evet. Depresyondaki çocuk ve ergenlerin bir kısmında kaygı bozuklukları, dikkat eksikliği, yeme sorunları ya da madde kullanımı da bulunabilir. Bu durumların her biri tedavi planını etkiler; örneğin dikkat eksikliği tedavi edilmediğinde okuldaki başarısızlık deneyimleri depresyonu besleyebilir. Bu nedenle değerlendirme, yalnızca depresyonla sınırlı tutulmaz.
İlk görüşmede kendine zarar verme riski mutlaka değerlendirilir
Uyku, okul, arkadaşlar, aile ve bedensel sağlık birlikte ele alınır
Terapi, aile çalışması ve gerekirse ilaç kararlaştırılır
İlk haftalarda sık kontrol, sonra kademeli aralık
Evet, daha seyrek olsa da okul öncesi çocuklarda da görülebilir. Bu yaşta oyunun azalması ve gerileme davranışları dikkat çeker.
Ailesel yatkınlık vardır; ancak çevresel etkenler ve yaşantılar da önemli rol oynar.
Tek başına neden değildir; ancak uyku kaybı, sürekli kıyaslama ve siber zorbalık yoluyla belirtileri ağırlaştırabilir.
Terapi genellikle birkaç ay sürer. İlaç kullanılıyorsa, düzelmeden sonra da bir süre devam edilir.
İlk görüşmeye ebeveynler tek başına gidebilir; psikiyatrist gençle nasıl konuşulacağı konusunda yol gösterir.
Bu karar aileye ve gence aittir. Bilgilendirme, okulda gerekli esnekliğin sağlanmasını kolaylaştırabilir; paylaşılacak bilgi gençle birlikte belirlenir.
Randevu öncesi kontrol listesi ve iletişim bilgileri iletişim sayfamızda.